Extras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Extras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2009 Salı

1. Sezonun Sonu


Sevgili Futbol Insanlari,
Bundan tam 1 yil once baslamistim futbol ile ilgili fikirlerimi yaziya dokmeye. 30 Kasim 2008'i, 1 Aralik 2008'a baglayan gecenin benim icin hayatim boyunca cok onemli bir yeri olacak. Iki ayak uzerinde durmaya basladigi gunden beri top pesinde kosan biri olarak, Futbol Insanlari'nin beni bu oyuna daha cok bagladigini acikca soyleyebilirim. Bir turlu mantigini bulamadigim cozemedigim bir sekilde, bana egitim hayatim boyunca zorla yaptirilmaya calisilan seyi birden, kendi kendime, zevk alarak yapmaya baslamistim. Hic kimsenin baskisi altida kalmadan, icimden gelerek 612 tane, benim icin birbirinden degerli yazi yazmisim. 52 kisi beni takip etmeye layik gormus. Bazen donup kendime "Niye ?" diye sordum. Bu soruyu kendime sordugum anda ayaklarimdan, futbol oynarken olan yara izlerimden, kalbimden bir seyler gitti beynime ve "Niye olmasin !" dedi. Ne olursa olsun, icimdeki futbol aski sayesinde 1 yil boyunca fikirlerimi aktarabildigim kadar aktardim.



Bugun 1 Aralik 2009. Tam bir yil once bugun, Huntelaar'in Madrid'e gitme dedikodularindan ve Amelia'nin Livorno kalesindeyken kurtardigi penaltidan bahsetmisim. Bugun baktigimizdaHuntelaar Madrid'e gitmis, yapamamis AC Milan'a gitmis... Amelia'nin Livorno'su Serie A'ya veda etmis, Amelia Genoa kalesine gecmis...

Bu 1 yil boyunca beni takip eden ve icindeki Futbol Insanini burada doyuran herkese binlerce tesekkur ediyorum.



Yanliz soyle bir sikintim var; gelecegimi, yani hayatimi belirleyecek sinavlara ve derslere calismak icin onumde tam 1 yilim var. Bu isi yapmaktan ve fikirlerimi okuyucalarima aktarmaktanm asiri derecede keyif alsam da, tahmin edilinebilecegi gibi okunasi seyler yazmak zaman ve enerji aliyor. Cok uzulerek soyluyorumki bundan sonra sizlere eski siklikta hizmet edemeyecegim. Icimdeki futbol aski varoldugu surece, Futbol Insanlari yasayacak. Elimden geldigi kadar kopmamaya calisacagim, hic bir sey yapacak guc bulamazsam en azindan Puan Durumlarini ve Keyf-i Futbol'u sizlere aktaracagim. Heyecanli maclardan sonra kendimi tutamayip, her seyi bir kenara atip, Post Matchleri gorurseniz de sasirmayin.



Futbol Insanlari dizisinin 1. sezonu bitti. 2. sezonun baslangic tarihi tam belli degil ama yapimcilar baslayacaginin garantisini verdi. Kisacasi kramponlari astim. Bu arada, soyledigim gibi Defoe patlamasi yapamadigim icin de butun okuyucularimdan ozur dilerim.

Her sey icin tesekkurler...


23 Kasım 2009 Pazartesi

Musade



Yazilacak, konusulacak cok sey var geride biraktigimiz hafta sonuyla ilgili ama bende guc yok. Biraz Manisa karsisindaki Galatasaray gibiyim.  Elano gibi olmamak icin sizlerden 1 haftacik kadar musade istiyorum. Dersleri, hayati biraz duzenledikten sonra Wigan karsisindaki Defoe gibi karsinizdayim.


19 Kasım 2009 Perşembe

Rezillik



Basketbol'dan pek anlamam. Zaten Galatasaray Basketbol Takimi'nda yasananlari algilayabilmek icin anlamaya da gerek yok. Cok kisa deginecegim bu konuya, tam anlamiyla rezillik. Galatasaray buyuklugunde bir kulube yakismayacak derecede amatorce bir olay. Galatasaray Spor Kulubu'nde basketbolla ilgilenen herkesin kulupten uzaklastirilmasi en dogru karardi. Gelecegin baskani olarak gorulen Yigit Sardan'in takimdan kopmasi beni biraz uzse de, dogrusu buydu. Cezalari merakle bekliyorum. Keita'nin Nonda formasiyla sahaya ciktigini dusunsenize bir...

17 Kasım 2009 Salı

Baglanmayacaksin


Bugun pek havamda degilim, kafa olarak kendimi bir turlu konulara veremiyorum. Affimi isteyip, Can Yucel'in muazzam siiriyle bas basa birakiyorum sizleri...


Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

Can Yucel

16 Kasım 2009 Pazartesi

Hirs


Huzur Icinde Yat El Santo



Kendisini Turk futbolseverlerin aklina Kadikoy'de Fenerbahce'ye attigi golden sonra taktigi "El Santo" maskesiyle kazimisti. Gaziantep'de baslayan Turkiye macerasi Ankara'da, Ankaraspor ve maca cikamadigi Ankaragucu'nde devam etmisti. TSL'nin orta kalite takimlarina gore fazla kaliteli bir oyuncuyudu rahmetli. Zaten o takimlardan Meksika milli takimina secilebilmesi bile bize kalitesini gosterebilir. Gectigimiz sezonun ikinci yarisi baslamadan Ankara'nin sogugundan, Tumer Metin'den tanidigimiz Yunanistan'in Larissa takimina transfer olmustu. De Nigris bugun icinde gecirdigi kalp krizi sebebiyle hayata gozlerini yumdu. Turkiye'de oynadigi donemde kalp kapakciklarinda sorun oldugu kendisine iletilmesine ragmen futboldan kopamayinca, atese korukle gitmis oldu. Enke'den sonra bir baska Turkiye havasini almis futbolcu aramizdan ayrildi. Yine basimiz sagolsun...


15 Kasım 2009 Pazar

Buyrun Size Elano



Dun oynanan Ingiltere macinda Brezilya'nin galibiyet golunde Nilmar kadar etkisi var Elano'nun. O pasi atabilecek futbolcu sayisi bir elin parmaklarini gecmez. Umarim Turkiye'ye donusuyule birlikte Galatasaray'da da boyle paslar atmaya baslar. Ek olarak, Ingiltere kalesine attirdigi bu golden sonra gecen hafta kendisini elestiren Ireland ne dusundu acaba ?

12 Kasım 2009 Perşembe

Elano ve Mafyasi Katar'da



Gonul ister Galatasaray'da da oynasin, basarili olsun... Oturmayan bir seyler var Elano - Istanbul - Galatasaray uclusu arasinda. Konuya gelelim, Brezilya ve Ingiltere milli takimlari Katar'in baskenti Doha'da bir hazirlik maci yapacak. Bir tur sov maci. Brezilya Four Seasons'i tercih etmis, Ingiltere de Ritz-Carlton'da konakliyormus. Izlenesi bir mac bizleri bekliyor. Elano her zamanki gibi kadroda. Buyuk bir ihtimlle sahada da olacaktir. Sakatliksiz, belasiz maclar dilerim kendisine. Bu mactan sonra uzun bir sure milli yolculuk yok Elano'ya. Umarim kendine gelir artik.


11 Kasım 2009 Çarşamba

Faruk Gursoy



Her sey bugun yolda siyahi bir insan gormemle basladi. Sokakta o adami gorur gormez gecmise gittim. Aklima 1996 yilinda Galatasaray'a diger Ganali arkadaslariyla gelip, tek bir mac dahi oynamadan Sakaryaspor'un yolunu tutan ve sonrasinda Anadolu bedevisine donusen bir Turkiye gecmisi var Richard Kingson'in. Kendisiyle ilgili en cok karisitirilan seylerden biri de soyadinin Kingson mi, Kingston mi oludugudur. Tam adini verip bunu da cozmus olalim; Richard Paul Franck Kingson "Faruk Gursoy". Sakaryaspor, Goztepe, Antalyaspor, Elazigspor, Ankaraspor'u iceren Anadolu turundan sonra 2. Fatih Terim doneminde Galatasaray'a donmustu Faruk. Gecmise gore daha iddiali olsa da, Mondragon'un onune gecmeyi basaramayip, sadece 1 macta sari kirmizili formayi giyebilmisti.



Galatasaray'dan sonra 2 yillik bir Ankara macerasi daha yasayan Kingson, Turkiye'den bikip, Avrupa'ya kacti. Once Hammarby'de 1 yil kiralik, sonrasinda da EPL ekiplerinden Birmingham City'le anlasti. Birmingham City'de de 1 maca ciktiktan sonra kulupten ayrilmaya karar verip, bir baska EPL takimi olan Wigan Atlethic formasi giymeye basladi. 2008 yilindan beri Wigan'da olan Kingson bugune kadar sadece 3 macta Wigan kalesini koruyabildi. Isin kisasi, Anadolu takimlarindan baska hic bir takimda 15 mactan fazla kaleye gecemedi bizim Ganali. Kuluplerde sansi pek yaver gitmese de, ulkesi icin her zaman degerli bir futbolcu oldu. 1996 yilindan beri duzenli diyemeyecek olsak da, 58 kere Gana kalesini korumus Turk kardesimiz. 2006 Dunya Kupasi'nda, Gana'nin 4 macta da kalesini korumus kendisi. Bu arada 2008 yilinda Afrika Uluslar Kupasi'nda kendizi turnuvanin en degerli kalecisi secildi, hatirlatmadan gecmeyeyim. Faruk Gursoy'un ya da Richard Kingson'in, hangisini kullanacagimi sasirdim, kendisi gibi futbolcu olan bir kardesi bulunuyor. Iskocya'nin Heart takiminda oynayan ve ayni zamanda Gana milli formasinida giyen Laryea Kingson'in, bizim Faruk'un kardesi. Nerelerden, nerelere.... Butun dunyayi gezmis bahtsiz bedevi.


10 Kasım 2009 Salı

Basimiz Sagolsun



Bir donem ulkemizde Fenerbahce formasi da giyen, Hannover 96'nin kalecisi Robert Enke yasamini yitirmis. Olum sebebi tam olarak kesinlesmemekle birlikte, bir virus ya da intihar uzerinde duruyor Alman basini. Butun futbol dunyasinin basi sagolsun. 32 yasinda, milli takim seviyesine cikabilmis bir kalecinin tibbin bu kadar gelistigi bir donemde virusten olmus olma olasiligi cok uzucu. Intihar etmis olma olasiligi ise cok daha uzucu...

5 Kasım 2009 Perşembe

Icimizden Biri Gheorghe Hagi



Ali Sami Yen'deki macta ozledik demistik...
Simdi de doyamiyoruz diyelim...
Seviyoruz seni Gheorghe Hagi...

Dikkat Domuz Gribi



Domuz gribi sadece ulkemizde degil, butun dunyada gorulen ve korku sacan bir hastalik. Buyrun Ukrayna'dan bir goruntu. Dinamo Kiev - Inter macinda, Dinamolu taraftarlar kendilerini virusten koruyor. Agizda maske, elde antibakteriyel maci takip ediyorlar.

Iyi ki Varsin Mustafa Sarp



Galatasaray orta sahasinin yeni yildizi Mustafa Sarp, bugun 29 yasina basti. Yasli delikanliya onunde kalan yillarda sakatliksiz, bol kupali sezonlar diliyorum. Takima geldiginden beri yaptiklari ortada. Kendisini Galatasaray'a kazandiranlara da ayri tesekkur etmek istiyorum. Iyi ki varsin efendi adam.


4 Kasım 2009 Çarşamba

Bukres'in Dinamo'sundan Haberler



"Ben hic gazete okumuyorum. Gazeteleri kopegim okuyor. O da okumuyor, parcaliyor."
Cornel Dinu, Dinamo Bukres Menejeri


Galatasaray macindan once Dinamo Bukres'te sinirler biraz gergin. 2 hafta once Galatasaray'a karsi takimin basinda olan Ion Marin yerine, alt yapi antrenoru Cornel Talnar'in goreve getirilmesi medya tarafindan yetersiz karsilanmis ve ulkemizden de alisik oldugumuz gibi gazeteler cesitli teknik direktorleri takimin basina getirmeye baslamis. Bu alinti o gazetelere kiza bir menejere aittir. Isin daha ilginc kismi, Cornel Dinu'nun korudugu adasi ve Dinamo'nun yeni teknik sorumlusu Cornel Talnar'in trafik nedeniyle basin toplantisina yetisememesi. Biraz empati kurup bu olayi Turkiye'de olmus gibi dusunelim. Herhangi bir takimin, herhangi bir yoneticisi, herhangi bir gazeteyi kendisinin okumadigini ve kopeginin okudugunu soylese acaba neler olur ? Ya da ise yeni baslayan bir teknik direktor basin toplantisina trafik nedeniyle yetisemese, agir abi yorumcular, nasil elestirir o takimi ? Sonuc, Romanya Avrupali, Turkiye istenmeyen adam. Cok enteresan bir ulkeyiz, cok...


Alemci Takim



CSKA Sofya teknik direktoru Luboslav Penev kadroda saglam bir kiyim gerceklestirmis. Kiyimin sebebiyse takim icindeki gece hayatini ve alkol tuketimini kontrol edemeyen futbolcular. Persembe gunu oynanacak Basel macindan once  oyuncu takimdan atilmis. Bulgaristan milli formasini da giyen Ivan Ivanov, Kiril Kotev, Yordan Todorov ve Ivan Karacov ile birlikte David Silva, Pavel Vidanov, Marquinhos, Todor Timonov ve Svetoslav Patrov, ilk etapta takimdan uzaklastirilan futbolcular. Luboslav Penev'in demeclerine gore bu futbolcularin surekli bitkin ve yorgun olmalari kendisini bu karara yonlendirmis. Futbolcularin geceleri surekli icki icip, antremanlarda topu goremediklerini ve affedilmeleri gibi bir seyin simdilik soz konusu olmadigini belirtmis. Ancak bu aciklamadan bir kac saat sonra ozur dileyen Portekizli David Silva, Brezilyali Marquinhos ve Bulgar Pavel Vidanov ile birlikte Todor Timonov affedilmis. Teknik ekip Basel macindan once, CSKA Sofya'da takimdan uzaklastirilanlarin yani sira 3 de hasta futbolcu bulundugu icin bu macin kadrosunu genclerden kurmaya hazirlaniyor. Affedilen futbolcular olmasina ragmen halen kadro cikarmakta sikinti yasiyorlar. Bu arada macin Isvicre'de oldugunu hatirlatalim. Alkol ve gece hayati futbolcularin en buyuk dusmanlari. Yeterince sorumluluk sahibi olmayan genc oyuncularin kendilerini kaybetmeleri gayet dogal. Taraftarlarin yorumunu merak ediyorum...


2 Kasım 2009 Pazartesi

Katalan Johann



Gelmis gecmis en buyuk futbolculardan biridir Johann Cruyff. Hatta belki de Avrupa'dan cikmis en buyuk futbolcudur kendisi. Ajax'ta baslayan ve patlama yapan kariyerine, Barcelona'da devam etmisti zamaninda. Gunumuzun blog yazarlarinin cogu o gunlerde dunyada bile degillerdi. Barcelona'da forma giydigi donemlerde zamanin en buyuk futbolcusu oldugunu attigi imkansiz gollerle kanitlamisti. Zamanla Barcelona'yla arasinda duygusal bir bag olustugunu ve orayi ikinci vatani gibi gordugunu defalarca belirtmisti.



Gunumuzun Barcelona'sinin olusmasinda kendisininde payi buyuktur. Teknik direktorluk yaptigi zamanlara dayaniyor bu baslangic. Ek olarak Barcelona baskani Laporta bir zamanlar kendilerinin avukatiydi, guzel futbol ekolunu baslatan Rijkaard ve devam ettiren Guardiola'da ogrencileriydi. Barcelona sehri ve halkiyla arasinda olusan duygusal bag, Johann'in Katalunya milli takiminin basina getirmis. Katalunya ne UEFA, ne de FIFA tarafindan taninmasa da, Cruyff bu gorevi kabul etmis. Bu buyuklukteki bir isim Katalunya'yi FIFA'ya da UEFA'ya da tanitacak guctedir, ama tabi olaylar biraz daha farkli. Yeni gorevinde basarilar dileriz, Dutch Master.


26 Ekim 2009 Pazartesi

Kral #2



Gecmis olsun Milan Baros. Geldigi gunden beri toplamda 59 macta oynayip, 36 kere topu aglarla bulusturmus. Kaldik simdi Kongolu tanka. 2 ay sensiz nasil gececek Milan Baros ?

Kral

25 Ekim 2009 Pazar

Fenerbahce - Galatasaray



Deplasmandayim, derbiyle ilgili her sey yarin aksama...


23 Ekim 2009 Cuma

Kucuk Kaptan



Ilk olarak 23 Mart 2005 tarihli Goteborg macinda kaptanlik pazubandini takmisti Ugur Ucar. Galatasaray tarihinin en genc kaptani olmustu o macta. Aradan yaklasik 4 yil gecmis, Ugur sakatlanip futboldan kopma noktasina gelmis, her seye ragmen iyilesmis ve tekrar sahada. Kaptan Ayhan sahadan cikinca, takimin en eskilerinden olan ve gonullerin "Kucuk Kaptan"i olan Ugur'a verdi kaptanligi. Gercek gecmis olsun bu pazu bandiyla geldi bence kendisine. Calismaya devam Ugur.

21 Ekim 2009 Çarşamba

Marco'nun Arabasi ?



Marco Materazzi tam kendine gore bir araba almis. Tahmin edin nedir...