Match Report etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Match Report etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2009 Pazar

Post Match : Galatasaray - Diyarbakirspor




Galatasaray en uzak deplasmanda galibiyetle donuyor Istanbul'a. Biraz sikintili gecmis olsa da, 3 puani bol pasla aldi Galatasaray. Macin 14. dakikasinda Mendonza'nin golu Galatasaray'in en buyuk zaafini gosterdi bizlere. Rakipler, Galatasaray defansinin arkasina ne kadar cok top atarsa, kazanma sanslari o kadar artar. Neyse ki Diyarbakirspor pek fazla yapamadi bunu. Orta sahadaki pres son maclara gore biraz daha az gorundu bana. Yinede rakibinin dengesini cok pas yaparak bozdu Galatasaray. Baris'in gordugu kirmizi kartla 10 kisi kalmalarina ragmen oyun tarzinda cok bir degisiklik olmadi. Kewell'in, Sabri'nin, Arda'nin istekli oyunu macin donmesinde onemli rol oynadi.



Ozellikle Sabri'nin golu, normal bir gol olarak dusunulmemeli. Cok hizli bir sekilde donerek gelen bir topa o siddette ve o duzgunlukte vurmak herkesin yapabilecegi bir sey degil. Son saniyelerde gordugumuz gibi daha yakin mesafeden disari atan futbolcular da olabiliyor. Isin ozu, Sabri bu sezon iyi. Arda'nin attigi gol hem yapilis hem de bitirilis acisindan cok kaliteli bir gol. Diallo'nun ayaginin kaymasi, Espinoza'nin hatasi kalitenin onune gecemez bence. Ayni zamanda bu gol Arda'yi biraz daha kendine getirecektir.



Kewell yine bildigimiz, alistigimiz gibi. Adam keyif aliyor, keyif veriyor. En kilit yerlerde dugumu cozen adamdi. Ayhan da bir enteresanlik var bu ara. Kafasinda sorunlar var gibi. Sahadaki Ayhan, Ayhan degil. Ikinci yarida, ilk yariya gore daha basarili bir performans sergilemesine ragmen kendisi gibi oynadiginda neler oldugunu biliyoruz. Baris, iyi adam, hirsli adam ama biraz daha dikkatli olmasi lazim. Orta sahadaki mucadelede forma kapabilmek icin cok ugrasti, bu kadar kolay uzak kalmamaliydi.



Arkadaki ikili, her zamanki gibi. Bu mactan aklima kalacak bir baska sey ise Nonda'nin maci ofsaytsiz tamamlamasi. Bir futbolcu nasil bu kadar ofsaytta kalir diye dusunmekten yorulmustum, bu macta Galatasaray'in ofsayt saysinin yaninda 0'i gorunce bir garipsedim. Sonuc olarak sampiyonluk yolunda alinmasi gerekn bir galibiyetti, alindi. Simdi dinlenme zamani...



5 Kasım 2009 Perşembe

Post Match : Dinamo Bucuresti - Galatasaray



Uzun zamandir izleyemedigim ilk Galatasaray maci oldu. Bu yuzden bu postu yazarken biraz utanarak yaziyorum. Yogun ve uzun ugraslarima ragmen bir turlu internet uzerinden maci izleyemedim. Sanirim artik D-Smart almanin vakti. Uzun bir "Match Report" yazamayacagim icin ozur dilerim. Oyun ve macin geneli hakkinda pek bir bilgim olmadigi icin, ozetlerden gordugum goller hakkimda konusacagim. Az ve oz olarak, Dinamo: 0 - 3 :Galatasaray... Kewell'in golu kalitesinin gostergesi gibi. Topu kontrol edisi, onune alisi, ters ayagiyla vurusu butun futbolculara ve futbolcu adaylarina ders olarak izletilesi.
Nonda'nin golunde kalecinin hatasini bir an icin unutup, Sabri'nin ortasina ve Nonda'nin sicrayisina dikkat cekmek lazim. Gol tamamen Dinamo kalecisi Dolha'nin hediyesi ama Galatasaraylilar'in bu iki hareketi alkisa deger. Sirada uzun zamandir gormedigimiz uzaktan vurus gollerinden biri var. Mehmet Topal, tribundeki Hagi'ye selam verir gibi vurdu sol ayagiyla. Herkes biliyordu zaten Mehmet'in gunun birinde uzaktan bir gol atacagini. Benim izleyemedigim maca kismetmis. Sonuc olarak, Galatasaray Avrupa'da saglam adimlarla yolculuguna devam ediyor. Bu galibiyetle bir ust turu garantiledi sari kirmizili ekip. Hafizam beni yaniltmiyorsa, bu Galatasaray'in yenilmedigi 9. Avrupa deplasmani oldu. Simdi sirada Isteizle.com'dan paramizi geri almak var. Butun okuyuclarimdan tekrar ozur dilerim.


1 Kasım 2009 Pazar

Post Match : Galatasaray - Sivasspor




Galatasaray 9 mac aradan sonra sahadan kalesinde gol gormeden ayrildi. Sivasspor'un gole uzak bir oyun sergilemesi, Galatasaray'in 3 saglam orta sahayla oynamasi ya da Ayhan'in bu macta hic oynamamasinin etkisi olabilir. Bana gore macin soguk bir pazar gununde, saat 4'te baslamis olmasi, ilgisizligin nedenidir. Butun bunlar sahadaki oyunu da etkiledi. Konuya gelirsek, Sivasspor hakkinda konusabilecek cok sey yok.  Takimin her seyinin Mehmet Yildiz oldugu sezon basindan beri ortada. Ne Ersen Martin, ne Ibrahim Sahin, ne de Kamanan Sivasspor'a Mehmet Yildiz kadar faydali olamayacaktir. Sivasspor doktorlarinin bu futbolcuyu yanlis tedavi edip, hem futbolcunun hem de takimin gelecegiyle oynamasini gonulden tebrik ediyorum. Buyuk bir ihtimalle Sivasspor bu sezon bir alt lige dusecektir. Muhsin Ertugral'in takimda bir seyler degistirebilecegini dusunmuyorum. Afrika'nin balta girmemis ormanlarinda ogrendikleri, burada pek isine yaramaycaktir.



Gelelim Galatasaray'in 3'lu orta sahasina. Mehmet Topal - Mustafa Sarp - Baris Ozbek uclusu bugun cok iyi calisti. Bana gore bu macta takim defansinin sezon basindan beri en ust seviyede olmasinin nedeni, bu 3 futbolcunun bugun sergiledikleri performanstir. Derbide olmasi gereken dizilisi, bugun sahada gorduk diyebiliriz. Elano, Ayhan, Arda gibi daha yumusak ve yapici futbolcularin orta sahada oynadigi zamanlarda takimin defansif anlamda zorlandigini goruyoruz. Zor ve mucadele edilmesi gereken maclarda rakibi bozan orta saha oyunculari, macin kaderini degistiren oyuncular olacaklardir. Hem Baris'i, hem Mehmet Topal'i, hem de Mustafa Sarp'i bu mactaki performanslari icin tebrik ediyorum. Mustafa Sarp'in gorudugu anlamsiz sari karta bir sey soylemeye gerek yok, kendisi zaten mactan sonra her seyin farkinda oldugunu belirtti.



Ileri ucta Nonda, Kewell ve Arda, arkalarindakiler kadar calismamalarina ragmen basarili bir mac cikardilar diyebiliriz. Nonda'nin ve Arda'nin kacirdiklarini unutmadan devam etmemiz lazim tabiki. Ozellikle bir forvet oyuncusu olan Nonda'nin, daha macin 1. dakikasinda kacirdigi pozisyona yorum yapmak zor. Kendisi bugunki oyununun havanin sogukluguna bagladi bu arada.



11. dakikada aglarla bulusturdugu top ise Fenerbahce'de yillarca yedek bekleyen, sonrasinda " Keske her hafta Galatasaray'la oynasak" gibi talihsiz aciklamalar yapan Yasin Cakmak'a Nonda'nin cevabi oldu. Yasin'in hatasi, daha kolayini atamayan Nonda'ya ilac gibi geldi. Bu kadar kacirmasina ragmen, bu gol Nonda'nin bu sezon TSL'deki 7. golu oldu. Kewell'in fuzesi kusursuzdu. Ikinci yarida en uca gecince eski gunler gozunun onune gelmistir. Arda yakinda tekrar kendine gelir. Tatiller onu kendisine getiriyor. 2 hafta sonraki aradan sonra morali yerine gelir, oyunu da normale doner.



Leo Franco'ya cok is dusmedi bugun. Yere yatmasi gereken bir pozisyon oldugunu hatirlamiyorum. Fenerbahce macindan sonra kirginim biraz kendisine. Aykut'un Bucaspor macindaki performansindan sonra bazen kalede de "rotasyon" olabilir diye dusunuyorum. Hakan Balta gecen haftaki golden sonra kendine gelmis, alisik oldugumu oyununu sergiledi bugun. Sogukkanli adama soguk hava yariyor tabi. Gokhan-Servet kulelerine de cok is dusmedi bugun. Antreman havasinda gecti onlar icin. Ha Nonda'dan top almis, ha Kamanan'dan. Ikisinin de cok gerekmedikce yana veya geriye oynamasi gerektigini dusunuyorum. Fazla sorumluluk alinca, yapamiyorlar.



Sabri, orta saha uclusunden sonra gunun adamidir benim icin. Tabi bek oynadigi dakikalar boyunca. Yillar sonra kendisini orta sahanin saginda gorduk ama umarim yakin gelecekte bir daha gormeyiz. Yetenegi ve zekasi bek oyuncusuna daha uygun. Mac boyunca ileri gitmeyi dusunen ender oyunculardan olmasi, benim icin yeterliydi ama tekrarliyorum, lutfen geri dortlunun saginda devam et Sabri. Mac hakkinda son sey Kapali Tribun'e. Tamam ultrAslan Eski Acik'ta, tamam hava soguk, tamam tribun cok dolu degil ama Numarali Tribun'den daha fazla ses cikmasi normal bir sey degil.


26 Ekim 2009 Pazartesi

Post Match : Fenerbahce - Galatasaray



Her zamankinden daha degisik bir "Post Match" yazisi olacak bu. Maci Sukru Saracoglu Stadi'nda bin kusur Galatasaray taraftariyla birlikte izlemeye calisan biri olarak, dun yaklasik 5 saat aci cektigimi soyleyebilirim. Objektif bir yazi yazmak isterdim ama buyuk bir ihtimalle bunu basaramayacagim. Yine olaylar futbolun onune gectigi icin soylenebilecek cok bir sey yok. Ozet gecmek gerekirse, iyi mucadele eden Fenerbahce, basit hatalar yapan Galatasaray ve bunlari degerlendiren zeka kupu Alex. Bu kadar basit. Benim icin macin 4 ana olayi var ve bunlari videolarla destekleyecegim. Mac oncesi yasanan olaylar da ayri yazacagim bolumlerden biri. Normal bir mac yazisi gibi yazmak isterdim ama zor olacak. Mac oncesi olaylarla baslayalim.



Hayatimda binlerce mac izledim ama mactan once kavganin ciktigi bir maca daha once sahit olmamistim. Goruntuleri izledigimizde her seyin apacik ortada oldugunu goruyoruz. Brezilya'dan gelen yeni mal(!)lardan olan Cristian Baroni'nin durduk yere Arda'yi itmesi ortaligin karismasina neden oluyor. Sonrasinda dogal olarak karsilikli kufurlesmeler ve itismeler. Dogal olarak diyorum cunku Turk futbol seyircisi olarak biz medeniyete uzagiz ve bu itismeler, kufurlesmeler her macta yasaniyor. Konuya donersek, belki cok abarttigimi dusunenler olabilir ama ben Cristian'in bu hareketi gayet bilincli ve hem Arda'yi hem de Galatasaray'yi germek icin yaptigini dusunuyorum. Hatta ve hatta boyle bir hareketin ulkeye yeni gelen bir Brezilyali'nin akilina gelemeyecegini ve bir baskasi tarafindan Cristian'a soyledigini dusunuyorum. Kazim'in, Bilica'nin, Volkan'in yaptigi hareketlerin de gozden kacmamasi gerekir tabi. Yardimci hakemin kafasinin tribunlerden atilan maddeler sayesinde, karpuz gibi yarilmasi ve o hakemin maca devam etmesi bir baska komedi.



Butun bu anormal olaylara ragmen, maca donmeye calisiyor herkes. Kafasina en az 3 dikis atilan hakem, hicbir sey yokmus gibi sahaya cikiyor ve akli baska yerdeyken boyle bir derbide macin birinci hakemine yardim etmeye calisiyor. Boyle bir durumda olan yardimci hakemin hata yapmasi kadar dogal bir sey yok bence. Burada asil soru Bunyamin Gezer'in maci nasil tatil edemedigi. Kural kitabinda cok acik bir sekilde, macin hakemlerinden birine tribunler tarafindan herhangi bir zarar verilmesi halinde macin tatil edilecegi yaziyor. Mac bir sekilde basliyor, ve...



Baslar baslamaz durmak zorunda kaliyor cunku Galatasaray'in butun hucum planlarinin uzerine kuruldugu adam Milan Baros, Emre Belozoglu'nun mudahalesi sonrasinda sahayi terk etmek zorunda kaliyor. Son donemlerde Baros'u elestirmeme ve begenmeme ragmen, aslinda Galatasaray hucum hattinin ne kadar onemli bir parcasi oldugunu bu mactan sonra daha iyi anladim. 2 ay sahalardan uzak kalacak olmasi Galatasaray'i zor gunlerin beklediginin gostergesi. Emre Belozoglu, Galatasaray karsisinda sonunda takimi adina yararli bir sey yapti. Eger bu mudahele macin ilk dakikalarinda degilde, 30lu dakikalardan sonra yapilmis olsaydi, acaba Bunyamin Bey nasil bir karar verirdi ?



Baros'un saha kenarinda oldugu ve Galatasaray'in 10 kisi mucadele ettigi bolumlerde gelisen Fenerbahce ataklari, Galatasaray'in girecegi sikintiyi zaten belli etmisti. Herkes bir an once ilk 15 dakikanin gecmesi icin dua ederken once iptal edilen gol, sonra da ofsaytla baslayan gol geldi. Haliyle macin basindan beri sesi duyulmasa da, bagiran, yureklerini futbolculardan daha cok ortaya koyan taraftarlarin da sesi kesildi. Sonrasinda beklenen ve alisilan senaryo... Golden sonra rahatlayan Fenerbahce, kendine gelmeye calisan Galatasaray ve kulaklari sagir eden Fenerbahce taraftari. Bazi seylerin hakkini vermek lazim. O kadar cirkinlige ragmen, Fenerbahce taraftarinin Galatasaray uzerinde yarattigi baskiyi tebrik ederim. O tezahurat ve islik temposuyla o sahadan rahat cikabilecek bir takim yok bence. Bu kisa videoda bile, macin daha basi olmasina ragmen, taraftarin sesi yeter.



Ve sirada bu maci hafizama kaziyan pozisyon var. Gectigimiz sezonlarda sadece Ali Sami Yen'de oluyor denilen, sise atma, tas atma, bozuk para atma, lazer tutma gibi olaylarin Kadikoy'de daha agirinin oldugunu gosteren pozisyon. Pozisyonun icinde zaten deli dolu ve asabi bir futbolcu olan Keita olunca isin rengi daha da farkli oldu tabi. Artik derbilerde alistigimiz gibi, korner atan futbolcuya cesitli maddeler atilmaktadir. Bu maddelerden biri Keita'nin gozune gelince, Keita aci ile kendini yere birakir. Fizik kurallarina uzak olan okuyucularimiza, maddelerin havadan duserken hizlandigini ve carpma etkisinin arttigini hatirlatalim.



Sonuc olarak atilan madde Keita'ya zarar verir. Ortalik tam yatistiginda hep bir futbolcudan bekledigim hareketi gerceklestirdi Keita. Sen o sahada insanlari eglendirmekten once, kendi ekmek parani kazanmak ve aileni gecindirmek icin varsin. Keita'da bu duruma sinirlenip hem kendisine atilan siseyi, hem de oyunun topunu alip saha gorevlisine gider ve kendisine atilan maddenin kayda dusulmesini ister. Aldigi sari kart ise sadece izinsiz oyun alanini terkettigi icindir. Keita'nin bu hareketi, bugune kadar futbol sahalarinda gordugum en zekice ve en oturakli tepkilerden biri. Buna karsi cikanlar olacaktir ama bu benim fikrim.



Benim bakis acimdan, macin son ana olayinda yine Keita var. Bu hareketini o kadar takdir ettigimi soyleyemeyecegim ama. Eger ben bir boks seyircisi olsam ve o kara oglaninin tarafinda olsam, o sinek siklet boyutundaki kel rakibine attigi yumrugu ayakta alkislardim. Malesef futbol sahasinda boyle bir hareketin arkasinda olamayacagim. Sertligin, futbolun bir guzellgi oldugunu ve EPL'nin bu yuzden bu kadar sevildiginin dusunenlerdenim ama bu futbol sertlik sinirlarnin cok otesinde. Ben 4 maclik cezaya raziyim, umarim daha fazlasi olmaz. Tabi Keita'nin sucunun farkindayken, Roberto Carlos'un Keita'ya nasil sarildigini gormemek olmaz. Bu pozisyondan futbolda tecrubenin ne kadar onemli oldugunu anlayabiliriz. Saglik gorevlisinin Roberto Carlos'u opmesiyse ayri bir olay. Boyle gergin bir derbide, oyle bir hareketi gorebilecigimizi kim dusunebilirdi ki ?



Yazimi tamamlamadan onceki son bolum, bireysel performanslar. Leo Franco iyi basladi, fena gitmiyor diyorduk. Galatasaray'in kalesinde gordugu her golden sonra defansa suc atiyorduk ama bu macta Leo'da sorunlari oldugunu gosterdi. Fenerbahce'ye durduk yere iki pozisyon hediye etti, birinde de penalti yapmak zorunda kaldi. Servet - Gokhan ikilisi ilk defa bir macta bu kadar dayak yemistir. Milli takimda da beraber oynamalarina ragmen hic bir ileri uc oyuncusu Kazim kadar zorlamadi onlari. Yapili ve hareketli bir hucumcunun Galatasaray defansini ne durumlara sokabilecegini cok iyi gorduk bugun. Sabri'yi begeniyorum. Sezon basindan beri iyi. Kendisini elestirenleri ben geri elestiriyorum. Sabri Rijkaard'in gelisiyle birlikte "adam" oldu. Hakan Balta, son maclarina gore daha iyiydi. Sonucta tek golun sahibi, pas hatalarini es geciyoruz o yuzden. Dunki mac Ayhan'a yakismadi. Turkiye'nin yetistirdigi en yetenekli orta sahalardan olmasina ragmen, dun hic gununde degildi. Her faulden sonra hizli baslayan Ayhan, niye hizli cikislarda takimi yavaslatir bana biri bunu aciklasin.



Mustafa Sarp geride dayak yiyen arkadaslarina yardim etmekten orta sahada cok gorunmedi diyebiliriz. En diri isim yine oydu. Arda'ya bir sey diyemem. Mac onun icin baslamadan bitti. Baros'un degerini anladigimi yukarida belirttim. Nonda'nin sadece kolay maclarda oynayip, bol gol atmasini tavsiye ediyorum. Bosu bosuna hem kendini, hem de taraftarlari yormasin. Galatasaray'dan son yorum Aydin Yilmaz'a, ikinci bir Konyaspor maci olabilirdi dun onun icin. Eger heyecanlanmayip, duzgun vursaydi, Galatasaray beraberlikle donebilirdi. Rijkaard'in da dedigi gibi macin kirilma aniydi o pozisyon. Yine ve yeniden yetersiz oldugunu gosterdi. Fenerbahce'yi gercekten tebrik ediyorum. Mucadele gucu olarak Galatasaray'dan cok ustunlerdi. Gereksiz cirkeflikler yapmasalar, bosuna ortami germeseler, galibiyeti daha keyifli bir sekilde kutlayabilirlerdi. Tribunler ise gercekten normal degil... Son soz, Bunyamin Gezer dun gece gorevini iyi bir sekilde yerine getiremedi. Hatalari, macin kontrolunu kaybettirdi. Yine hakemin macin skorunu etkiledigi bir derbi izlettirdi bizlere.

Fenerbahce : 3 - 1 : Galatasaray


Sen var ya sen,
Basimin taci, gozumun bebegi.
Ben var ya ben,
Deplasman yolunda elimde sigara...
Tek dilegim, koyalim Fener'e, koyalim Kartal'a
Sampiyon olalim...

23 Ekim 2009 Cuma

Post Match : Galatasaray - Dinamo Bucuresti




Sahadaki futbol beklenene donunce sorunlar ortadan kalkti. Uc maclik zorlu maratonun ilk ikisini kayipsiz kapatti Galatasaray. Isler iyi gidiyor gibi. Fenerbahce macinda da boyle devam etmesini umit ediyoruz. Trabzonspor macina gore Galatasaray orta sahasi bugun kendisinden bekleneni cok iyi yapti. Hem ofansif, hem de defansif anlamda basarililardi. Dinamo o kadar da zorlamasa da, diger maclara nazaran Galatasaray takim savunmasinda daha az hatayla oynadi. Her ne olursa olsun, Galatasaray kalesinde gol gormeye devam ediyor. Mehmet Topal'in stoperde oynamasinin Hakan Balta'nin o bolgeye cekilmesinden daha mantikli ve basarili oldugunu bir daha gorduk. 




Ozellikle bu macin Elano'nun maci oldugunu soyleyebilirim. Kendisinden beklenen paslari sonunda gorebildik. Ne kadar yetenekli bir futbolcu oldugunu ve zamana ihtiyaci oldugunu soyluyordum. Sonunda kendini bulmus gibi. Rijkaard'in da soyledigi gibi deniz asiri yolculuklar performansini etkiliyor olabilir. Umarim bundan sonra boyle devam eder. Kader Keita Galatasaray'in bu yilki en basarili transferi olabilir. Gittikce gidiyor, attirdikca attiriyor. Kewell bugun belki de bu sezonun en iyi macini cikardi. Sadece ileride degil, geriye gelip arkadaslarina geldigi pozisyonlarda da basariliydi. 





Nonda'ya duzenli forma verince oynayamiyor. Boyle arada sirada oynatinca patlama yapiyor. Sanirim boylesi daha iyi. Caner de geldiginden beri en iyi macini oynadi. Bir sol bekten beklenen her seyi yapti. Ozellikle ortalarina soylenecek laf yok. Bugun Galatasaray'da goze carpan tek sikinti, bir turlu oyunu sakin bir sekilde oynayamamasi. Takim surekli atak yapmayinca dengleri bozuluyor. Bir nevi Osmanli Imparatorlugu... Atak yapmak kadar oyunu yavaslatmayi ve zaman gecirmeyi de ogrenmek lazim. Hafta sonu Kadikoy'deki Fenerbahce macindan once iki takimda Romen takimlar karsisinda galip gelip, havaya girdiler. Ankete bakarsak Galatasaray onde duruyor. Derbi bu, Kadikoy bu, belli olmaz. Son 3 gun...



19 Ekim 2009 Pazartesi

Post Match : Galatasaray - Trabzonspor



Puan kaybedilen maclarda ozlenilen mac baslangici, Trabzonspor karsisinda tekrar karsimizdaydi. Galatasaray'in bulacagi erken pozisyonlar ve goller, maclarin kaderini degistiren ana unsur olacaktir diye ilk haftalarda soylemistim. Bugun Galatasaray ilk 30 dakikada kusursuz oynadi. Geride biraktigimiz kotu oyunlu maclardaki tek kanatli ataklar yerine bugun biraz daha ataklar sagli sollu geldi. Orta saha da ilk yari boyunca diri kalinca, ozlenilen guzel ve bas dondurucu futbolla tekrar birlikteydi Galatasaraylilar. Gonul ister her sey pozitif olsun, ama malesef olmuyor.



Galatasaray ileride ne kadar iyiyse, geride de o kadar acik veriyor. Gectigimiz maclarin aksine defans oyunculari daha az hata yapsa da, verilen cogu pozisyonorta saha oyuncularinin yaptigi basit hatalardan olustu. Defans oyuncusu olarak beklenileni veremeyen ve acik veren tek isim Hakan Balta'ydi. 2. golden once Ayhan'in hatasi ve diger verilen pozisyonlarda orta saha oyuncularinin basit hatalari yenilen gollerin asil sebebi. Bence Mustafa Sarp'in goze cok carpmasinin nedeni de diger butun oyunclardan daha basit oynuyor olmasi. Sonradan oyuna giren Baris'in da olabildigince basit oynamasi sonucunda Galatasaray golleri daha kolay geldi. Galatasaray orta alani basit hatalar yapmadikca, defans oyunculari da gununde oldukca Galatasaray takimi kalesinde gol gormeyecektir. Malesef bu ikili bir turlu ayni macta olamadi ama.



Gelelim bireysel yorumlara. Kalede Leo Franco'nun gollerde yapabilecegi pek bir sey yoktu. 3 gol yemis olmasina ragmen iyi bir mac cikarttigini dusunuyorum. De Sanctis'in aksine en geriye bir pas atildiginda ayagi daha duzgun bir kaleci oldugu icin, hem oyunu daha iyi kuruyor, hem de guven veriyor. Sabri'yi bu sezon cok begendigimi hep soyluyorum, umarim boyle devam eder. Gokhan Zan'in donusuyle iyi oyun da basladi. Sanirim Galatasaray'in iyi oyununun altinda yatan adam Gokhan Zan. Servet'e milli takim ve gol yaramis. Bugun de bir gol atti ve rakiplerine sans tanimadi. Hakan Balta'da belirttigim gibi bir sikinti var. Eski gunlerini mumla ariyordur bence o da. Ne ileri cikiyor, ne de yerinde durabiliyor. Ya ailevi bir problemi var, ya sigara etkiliyor, ya da yerinde oynayabilecek bir baskasi olmadigi icin cok rahat. Cok begendigim bir oyuncu oldugu icin tez zamanda eskiye donmesini umit ediyorum.



Mustafa Sarp yine tas gibiydi. Ayhan bir ara oyundan cok dusmesine ragmen attigi uzun paslarla ve yaptigi mudahalelerle vasatin uzerindeydi. Bir ara yaptiklarina kendisi de inanamadi ama Baris'in oyuna girmesiyle o da rahatladi. Keita yine rakiplerini cildirtti. Alisi, gidisi, verisi bu lige fazla duruyor. Lyon taraftari olsam uzulurdum.



Harry Kewell'in yol yorgunlugu ikinci yarida belli oldu. Zaten cok defansa donemeyen Kewell, hic donemez oldu. Yine de ilk yarida gayet basariliydi. Arka direkte yaptiklarini genc Turk kanat oyuncularinin iyi izlemeleri lazim. O nasil bir ayaktir, o nasil bir yatistir ? Arda'da biraz kipirdanma vardi bugun. Hasan Sas maclarinin aksine biraz daha kendini bulur gibi oldu ama hala sezon basindan uzak. Baros'u hic anlayamiyorum ben. Bir tek gol pozisyonlarinda var. Mac boyunca neredeyse yararli hic bir sey yapmiyor ama birden gol atiyor. Bir ortasini bul be kardesim.



Sira geldi Trabzon'a. Hugo Broos biraz daha yurekli olup iki forvet oyuncusuyla oynasaydi, bugun Istanbul'dan 3 puan alabilirdi. Umut - Gokhan ikilisinin hizlari Servet - Gokhan ikilisini cok zorlayabilirdi. Ya da Alanzinho'nun zekasi ve hiziyla maci cevirebilirdi Trabzonspor. Hugo Broos, tercihini baska oyunculardan yana kullaninca galibiyet sansida yok oldu. Trabzonspor 3 gol atmasina ragmen 3 golu hak edecek bir oyun sergiledigine inanmiyorum. 3 gol de Galatasaray'in Trabzonsporlu oyunculara hediyesidir bence.



Son olarak, " Haftaya Kadikoy'de, Oynayin Olumune..."

11 Ekim 2009 Pazar

Post Match : Belcika - Turkiye



Bosna Hersek macindan sonra izlemeye bile gerek duymadim. Cok yazik oldu, cok. Icimden yazmak gelmiyor. Butun eleme maclari boyunca pek basarili bir performans sergileyemedik zaten. Elinizde 100'e yakin secenek varken sakatliklar, cezalar ne kadar etkileyebilir tartisilir. Fatih Terim de Ermenistan macim veda macim olacak demis. Herkesin morali bozuk. Cok yazik oldu. Yine sikici bir Dunya Kupasi bekliyor bizi 2010 yazinda. Turkiye'nin olmadigi ust uste 2. Dunya Kupasi... Euro 2012'de gorusmek uzere...

4 Ekim 2009 Pazar

Post Match : Ankaragucu - Galatasaray


Bosuna " Allah'in hakki 3'tur " dememisler. Galatasaray 3. kez tokezledigi maci 3 - 0 kaybetti. Bundan onceki ikisini beraberliklerle kurtarmasina ragmen, ne Rijkaard, ne de oyuncular bugun o kadar sansli degillerdi. Futbolun en basit kurallarindan biridir, gol atmadan mac kazanilmayacagi. Galatasarayli oyuncular bu kadar beceriksiz olmaya devam ederse, sikinti daha da artacaktir.

Nonda'nin oyuna girdikten sonra kacirdigi iki pozisyona denebilecek bir sey yok. Baros'ta kornerlerde "bagsur kontrolu" yapmak yerine biraz isiyle ilgilenmeli. Ugur'un kacirdigi pozisyon, Elano'nun frikigi, Baros'un penalti noktasindan disariya attigi sut, Nonda'nin kacirilmasi zor olan pozisyonlarindan sonra golsuz tamamlanan bir mac. Ileri uc bu kadar verimsizken, geri hattin onlardan geri kalir yani tabikide yoktu. Ugur'u sakatliktan sonra kaybetmisiz. Bosuna ustunde durulmasina gerek yok. Sabri'yi sakatlik disinda kesmesine imkan yok. Murat Duruer'in yaptiklarindan sonra sahayi terketse sasirmazdim. Volkan Yaman'i yollayip, Caner'i transfer etmek sacmalik. Volkan Yaman o kadar kilo fazlasina ragmen korkmadan ataklara bindirme yapabiliyordu. Servet eski Servet degil. Ceyhun'un Serveti rezil etmesi gibi bir durum soz konusu olamazdi normal bir durumda.

Hakan Balta'nin yuzunde bir bikkinlik goruyorum artik. Kendi yerinde oynamak istiyor ama bir turlu nasip olamiyor. Rijkaard'a orta sahada, stoper mantalitesiyle oynayan Mehmet Topal'i oneriyorum. Ayhan acilen form tutmali. Kotu gecen maclarda herkes onu aradi ama onun gelisiyle durum daha da kotulesti. Elano icin bir yorum yapamiyorum cunku sorununu anlayamiyorum. Hayrani oldugum adami dusunuyorum, oynayani izliyorum, aradaki siyahla beyaz kadar fark var. Arda hirsinin kurbani oluyor. Her zaman orta yaptigi, arkadaslarina attirdigi pozisyonlarda vurmayi deniyor ve hem pozisyonu, hem de kendini harciyor.

Butun bu sikintilarin Gokhan Zan'in sakatligindan sonra olusmasi beni daha da korkutuyor. Yoksa bu takimin ruhunu ve dengesini Gokhan Zan mi sagliyor ? Yoksa duran toplarda gollerin sebebi Gokhan Zan'in orada bulunmasi mi ? Yoksa butun o guzel paslarin nedeni topu oyuna Gokhan Zan'in sokuyor olmasi mi ? Korkuyorum. Saka bir yana, umarim Trabzon macindan sonraki milli takim arasi Galatasaray'a iyi gelir. Trabzon maci ne olur bilemem ama sonrasinda gol mu calisilir, defansif anlayis mi gelistirilir bilemiyorum ama bir seylerin degismesi sart. Ceyhun Eris ve Hikmet Karaman'i tebrik etmek istiyorum. Ozellikle Hikmet Hoca dersine cok iyi calismis, galibiyetin hayal olmayacagina inanmis. Ceyhun son haftalardaki performansini bu macta da gosterdi. Zaten odulunu Fatih Terim araciligiyla almisti.

2 Ekim 2009 Cuma

Post Match : Galatasaray - Sturm Graz



Galiba Eskisehirspor macindan sonra Galatasaraylilar Ali Sami Yen'de uyuyakaldi. Kadrodaki degisiklikler disinda ben cok buyuk bir fark goremedim bu iki mac arasinda. Goze carpan tek fark iyilesmesini bekledigimiz Galatasaray'in biraz daha kotulesmesi. Macin ozetini izleyenler Galatasaray'in direkten donen toplarini, verilmeyen penaltisini, iptal edilen golunu gorup kanmasinlar cunku bu ozetler ayni Mehmet Demirkol'un Fenerbahce - Antalyaspor maci hakkinda yaptigi yorum gibi. Macin ozetindeki pozisyonlardan baska Galatasaray'in mac icin hicbir seyi yok. Galatasaray lige cok hizli ve tempolu baslamisti. Hatta ilk 15 dakikada atilan gollerle rakiplerini mactan silip attigi bir cok mac izledik ilk haftalarda. Son 3 haftada ise Galatasaray'in o eski baskili ve tempolu oyununu goremiyoruz. Bunun yerine, Galatasaray'in gecen sezonki futbolundan daha yavas, daha az bilincli pas yapilan bir oyun izliyoruz. Ayhan'in yoklugundan kaynaklandigini dusundugumuz bu sorunun, Ayhan'in varliginda da duzeldigini goremedik. Tabi bunda Ayhan'in daha tam hazir olmamasi da var.


Benim gozume en cok carpan sey, Galatasaray'in bu performansindaki dususun, Arda'nin performansiyla dogru orantili olusu. Arda, sanki son maclarda kendinden beklenenleri yapamiyor. Bana gore Ayhan'in hemen onunde oynadigi maclarda, yani orta sahanin ortasinda takimin beyni olarak oynadigi maclarda, cok daha etkili oluyordu. Son maclardaysa bir forvetin arkasinda, bir solda, bir sagda oldugu icin bana gore ne yapacagini o da sasirdi. Bu mac bizlere Ayhan'in yaninda oynayacak adamin kesinlikle Mustafa Sarp oldugunu gosterdi. Hatta ondan sonra gelecek adam da bence Baris Ozbek'tir. Bu iki oyuncu da Mehmet Topal'in aksine topu oyuna daha cabuk sokuyor ve orta sahada daha cok calisiyor. Bugun Mehmet Topal gercekten cok verimsiz oynadi. Bence Rijkaard'in surekli degisen kadrosunda bir kac hafta yer bulamayacaktir.

Gelelim Elano'ya. Tamam kendisinden bekleneni tam yapamadi, tamam paslari isabetsizdi, cok top kaptirdi ama bu adami elestirmek gunahtir. 2 yil boyunca butun Galatasaraylilarla dalga gecen Lincoln'e bikmadan "tapan" taraftarlarin bu adami bu kadar kolay harcamasi gunahtir. Bu kadar etkisiz oldugu macta bile tek asisti kendisi yapti bunu unutmayalim. Futbol, fikirler ve eylemlerden olusan bir spordur. Eylemler bazi degiskenler yuzunden aksayabilir ama asil onemli olan fikirlerdir. Eger bir futbolcu dusunebiliyorsa, bir seyler uretebiliyorsa bu bana yeter. Ayakkabisi rahatsiz ediyordur, bir sakatligi vardir, keyifsizdir, butun bunlar futbolcunun yapmak istedigi eylemi etkileyebilir ama eger o adam, herkes aldigi topu sag kanada atiyorken, kafasini kaldirip 50 metrelik bir pas atmayi dusunup, deniyorsa basarili olmasa bile benim icin yeterlidir. Yarim volesini elestirenlere bir sorum var. Arkasina dogru giden topa baska nasil bir sekilde vurmasini bekliyorsunuz ?

Servet - Emre ikilisi bugun maci kurtaran adamlar oldu. Onlar olmasa buyuk bir ihtimalle maglubiyet kacinilmaz olurdu. Zaman zaman hata yapmalarina ragmen, gorevlerini layikliyle yerine getirdiler. Hakan Balta pek etkili degildi bugun. Bir stoper, bir sol bek ola ola onun da dengesi biraz sasti. Sabri hirsiyla bugun yine takimin iyilerindendi. Galatasaray'in tek golunun sahibi Baros, bana gore gol disinda pek bir varlik gosteremedi. Her zaman soyledigim gibi surekli oyunun icinde olan ve oyunun kaderini her an degistirebilecek bir forveti tercih ederim. Keita da bugunun iyilerindendi. Bazen gereksiz top kayiplari yapmasa daha iyi olacak. Acaba simdi ne yapacak diye beklemek bile keyifli ama.

Bu macin bir baska konusuysa hakemler. 3 yetmedi 5 yaptilar ama hala bir degisiklik yok. Arda'nin iptal edilen golune mi yanayim, verilmeyen penaltisina mi yoksa ceza sahasi icinde Gordon'u eliyle mudahale ettigi topa mi ? Kalkan abuk subuk ofsaytlar, enteresan tac ve korner kararlari bir baska rezalet. Hollandali hakem 5lisine diyecek sozum yok.

Bu sikici macin en cok takdir almasi gerek tarafi bence Sturm Graz takimi. Kucuk hedefli takimlara deplasmanda oynama dersi verdi. Iyi defans yapip, counter-attacklarla pozisyonlara girdiler. Tebrikler Franco Foda.

27 Eylül 2009 Pazar

Post Match : Galatasaray - Eskisehirspor



Sezonun ilk puan kaybi geldi. Sampiyonluk kaybedilmiscesine, Galatasaray'i elestirmeye basladilar. Sanki Galatasaray bugune kadar her macta kotu oynadi, zar zor, ite kaka yendi, bugun de agir bir yenilgi aldi. Elestirilere kulak asmadan, kendimize bakmaliyiz. Su anda en guclu, en hazir ve en tehlikeli takimlarin basinda geliyor Galatasaray. 34 haftalik lig maratonunda, herhangi bir macta 2 puan birakmak kadar normal durum yok. Galatasaray'i bugun yaptigi hatalar, ya da daha iyi yapabilecegi seyler tabiki de vardi. Bazen ruyadan kisa bir sureligine uyanip, sonra devam etmek daha hos bir tat verebilir. Bu mac Galatasarayli futbolcularina kendilerine getirecektir.

Ayaginda fazla top tutmaya baslayan Arda, oyunu yavaslatan Mehmet Topal, eski gucunde olmayan Servet, hakemlerle tekrar konusmaya baslayan Sabri, onumuzdeki hafta Ankara deplasmaninda tekrar beklenilen seviyeye donmus olacaklardir. Ayhan'in eksikligi, olmadigi her macta hissedildi. Bir an once donmesini bekliyoruz. Defansla, hucum hattinin arasi kopuk kaliyor. Ne Topal, ne Mustafa Sarp topu beklenilen yere, beklenilen zamanda, beklenilen siddette atamiyorlar. Ayhan'in yedegi olabilecek tek adam Linderoth'tur ama onun donusu ayri bir muamma. Baris'in varligini da unutmamak lazim. Ben artik Hakan Balta'nin stoper oynamasindan asiri sikildim. Genis bir kadro kuruldu ama bir turlu bu adam yerinde oynayamiyor. Emre Asik iyilesmisti diye hatirliyorum. O yerinde oynamayinca bir seyler aksiyor takimda. Onunde oynayan adam yeterince rahat cikamiyor, defansin sola kaymasi gerekiyor, duzen bozuluyor.

Nonda, gecen haftanin torpiliyle 11 basladi ama bugun yine vasati asamadi. Kankasi Keita ise bugun Galatasaray'in en iyisiydi. Deparlari, paslari iyidi. Golde etkisi buyuktu. Topu alisi, gecisi, surusu gercekten mukemmeldi. Ankette de ortaya ciktigi gibi en basarili transfer. Boyle devam etmesini bekliyoruz. Arda, ligin basindaki Arda degil. Milli maclardan sonra, eskiye donemiyor. Sezon basindaki gibi kendisinden beklenilen isleri yapmiyor. Orta sahanin ortasinda, on liberolarin onunde, oyunu acan adam olarak cok daha verimli oluyordu. Bugunki macta hem saga gitmeye calisti, hem sola gitmeye calisti, kendini fazla yordu. Sonuc olarak diyebilecegim tek bir sey var, balon patladi diyenler, kendi patlayacak balonlarina baksinlar lutfen.

Rijkaard'in yeterince islemeyen takima Elano ve Ayhan'i monte etmesini bekledik ama gerek duymadi. Sanki Aydin'in yerine Elano alinsaydi ve Topal - Sarp ikilisinden birisinin yerine Ayhan alinsaydi, sonuc biraz daha farkli olabilirdi. Sonuc olarak, bu puan kaybi Galatasaray'i biraz sarsip kendine getirecektir. Strum Graz macina kadar antremanlar biraz daha hirsli gececektir. Bu gerginlik, Galatasaray'in lehine olacaktir. Eskisehirspor bugun iyi mucadele etti. Uzunlar Vucko ve Ivesa, cok bas agirisi yapti bugun. Her yuksek top onlardaydi. Defanslari hatasiz isledi diyebiliriz. Su Serdar'i bir turlu sevemiyorum. Itici bir adam.