UEFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UEFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2009 Perşembe

Post Match : Dinamo Bucuresti - Galatasaray



Uzun zamandir izleyemedigim ilk Galatasaray maci oldu. Bu yuzden bu postu yazarken biraz utanarak yaziyorum. Yogun ve uzun ugraslarima ragmen bir turlu internet uzerinden maci izleyemedim. Sanirim artik D-Smart almanin vakti. Uzun bir "Match Report" yazamayacagim icin ozur dilerim. Oyun ve macin geneli hakkinda pek bir bilgim olmadigi icin, ozetlerden gordugum goller hakkimda konusacagim. Az ve oz olarak, Dinamo: 0 - 3 :Galatasaray... Kewell'in golu kalitesinin gostergesi gibi. Topu kontrol edisi, onune alisi, ters ayagiyla vurusu butun futbolculara ve futbolcu adaylarina ders olarak izletilesi.
Nonda'nin golunde kalecinin hatasini bir an icin unutup, Sabri'nin ortasina ve Nonda'nin sicrayisina dikkat cekmek lazim. Gol tamamen Dinamo kalecisi Dolha'nin hediyesi ama Galatasaraylilar'in bu iki hareketi alkisa deger. Sirada uzun zamandir gormedigimiz uzaktan vurus gollerinden biri var. Mehmet Topal, tribundeki Hagi'ye selam verir gibi vurdu sol ayagiyla. Herkes biliyordu zaten Mehmet'in gunun birinde uzaktan bir gol atacagini. Benim izleyemedigim maca kismetmis. Sonuc olarak, Galatasaray Avrupa'da saglam adimlarla yolculuguna devam ediyor. Bu galibiyetle bir ust turu garantiledi sari kirmizili ekip. Hafizam beni yaniltmiyorsa, bu Galatasaray'in yenilmedigi 9. Avrupa deplasmani oldu. Simdi sirada Isteizle.com'dan paramizi geri almak var. Butun okuyuclarimdan tekrar ozur dilerim.


Dikkat Domuz Gribi



Domuz gribi sadece ulkemizde degil, butun dunyada gorulen ve korku sacan bir hastalik. Buyrun Ukrayna'dan bir goruntu. Dinamo Kiev - Inter macinda, Dinamolu taraftarlar kendilerini virusten koruyor. Agizda maske, elde antibakteriyel maci takip ediyorlar.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Allez Yoann




AC Milan'in arkasindan en cok uzulmesi gereken adamdir bana gore, Yoann Gourcuff. Kaka'nin gidisine, Ronaldinho'nun formsuzluguna, takimin kotu oyununa tek basina care olabilecek ender adamlardandir kendisi. Tabi ellerinden kacirmasalardi... Bordeaux'da kendisini avuclarinin icinden kaciranlara resmen nispet yapiyor. Biraz once sona eren, Bayern Munich macinda sergiledigi oyun ve attigi golle, takiminin galibiyetinde onemli rol oynadi. Bordeaux'nun hem gecen sezonki sampiyonlugunda, hem de bu sezon Sampiyonlar Ligi'nde sergiledigi performansta kendisinin cok hakki var genc Fransiz'in. Laurent Blanc'in saglam durusu ve Gourcuff'un bu performansiyla Bordeaux basladigi isin devamini getirecektir. Tebrikler Yoann.


23 Ekim 2009 Cuma

Post Match : Galatasaray - Dinamo Bucuresti




Sahadaki futbol beklenene donunce sorunlar ortadan kalkti. Uc maclik zorlu maratonun ilk ikisini kayipsiz kapatti Galatasaray. Isler iyi gidiyor gibi. Fenerbahce macinda da boyle devam etmesini umit ediyoruz. Trabzonspor macina gore Galatasaray orta sahasi bugun kendisinden bekleneni cok iyi yapti. Hem ofansif, hem de defansif anlamda basarililardi. Dinamo o kadar da zorlamasa da, diger maclara nazaran Galatasaray takim savunmasinda daha az hatayla oynadi. Her ne olursa olsun, Galatasaray kalesinde gol gormeye devam ediyor. Mehmet Topal'in stoperde oynamasinin Hakan Balta'nin o bolgeye cekilmesinden daha mantikli ve basarili oldugunu bir daha gorduk. 




Ozellikle bu macin Elano'nun maci oldugunu soyleyebilirim. Kendisinden beklenen paslari sonunda gorebildik. Ne kadar yetenekli bir futbolcu oldugunu ve zamana ihtiyaci oldugunu soyluyordum. Sonunda kendini bulmus gibi. Rijkaard'in da soyledigi gibi deniz asiri yolculuklar performansini etkiliyor olabilir. Umarim bundan sonra boyle devam eder. Kader Keita Galatasaray'in bu yilki en basarili transferi olabilir. Gittikce gidiyor, attirdikca attiriyor. Kewell bugun belki de bu sezonun en iyi macini cikardi. Sadece ileride degil, geriye gelip arkadaslarina geldigi pozisyonlarda da basariliydi. 





Nonda'ya duzenli forma verince oynayamiyor. Boyle arada sirada oynatinca patlama yapiyor. Sanirim boylesi daha iyi. Caner de geldiginden beri en iyi macini oynadi. Bir sol bekten beklenen her seyi yapti. Ozellikle ortalarina soylenecek laf yok. Bugun Galatasaray'da goze carpan tek sikinti, bir turlu oyunu sakin bir sekilde oynayamamasi. Takim surekli atak yapmayinca dengleri bozuluyor. Bir nevi Osmanli Imparatorlugu... Atak yapmak kadar oyunu yavaslatmayi ve zaman gecirmeyi de ogrenmek lazim. Hafta sonu Kadikoy'deki Fenerbahce macindan once iki takimda Romen takimlar karsisinda galip gelip, havaya girdiler. Ankete bakarsak Galatasaray onde duruyor. Derbi bu, Kadikoy bu, belli olmaz. Son 3 gun...



21 Ekim 2009 Çarşamba

Akdeniz'de Karadeniz Ruzgari



Trabzonlular ilginc insanlardir. Beklenmedik zamanlarda, beklenmedik seyler yaparlar. Dun gece Gokdeniz de topragina olan bagliligini gosterdi. Sen cik, dunyanin en iyi takimina bir gol at ve takimin o golle maci kazansin. Hemde o gol attigin takimin kendi sahasinda en son ne zaman yenildigini hatirlayan insanlarin sayisi bir elin parmaklarini gecmesin. Gokdeniz'in bugun yaptigi butun aciklamalara saygi duyuyorum. Bir golle hatirlanacak bir adam degil. Yusuf Simsek'in, Ceyhun Eris'in cagirildigi ve oynadigi bu milli takimda cok rahatlikla oynamasi gereken bir futbolcu. Gokdeniz'e katildigim bir baska konu ise Turk futbolcularinin yurt disinda futbol oynamaktan korkmamalari gerektigi. Rusya'ya gitti diye umursanmayan Gokdeniz, su anda bir cok Turk futbolcusundan daha cok Avrupa macini cikti. Kafalarin degismesi sart. Tebrikler Gokdeniz.

Bizim Oglanlar



Fatih Terim'in ikinci Galatasaray macerasinin transferlerinden biriydi Gabriel Tamas. Yeni sistem, yeni ekol, yeni kadro, yetenekli gencler derken Fatih Terim ortaligi iyice karistirmisti. Hedef Romanya'ydi. Hagi ve Popescu'nun tavsiyleri sonucunda 3 futbolcu transfer edildi. Gabriel Tamas, Ovidu Petre, Florin Bratu birden kendilerini Galatasaray'da ve daha alisamadan Sampiyonlar Ligi'nde buldurlar. Eski kadrodan kalanlar, kotu sonuclardan sonra gelen yeni yabancilar derken icinden cikilmasi zor bir durumda bulmustu kendini Galatasaray. Sonrasinda toparlanmak biraz uzun surmustu.



Yarin oynanacak olan 2 Avrupa Ligi macinda, bu 3 futbolcuyu gorme sansimiz var. Tamas ve Bratu Dinamo, Petre'yse Steaua Bucharest formasi giyiyorlar. Yani Tamas - Bratu ikilisini Galatasaray', Petre'yi de Fenerbahce karsisinda gorebiliriz. Bu 3 futbolcunun isimleri duyunca aklima bir cok sey geliyor. Olimpiyat Stadi'ndaki Real Sociedad macinda Tamas'in Nihat'tan yedigi calim, Petre'nin Malatyaspor'a attigi muazzam gol, Bratu'nun Hakan ve Arif tarafindan dislanmasi... Yarin duygusal anlar bizleri bekliyor.


2 Ekim 2009 Cuma

Red Bull Kanatlandirir


Avrupa Ligi'nin en iyi giden takimlarindan biri Red Bull Salzburg. Ilk macta Lazio'yu 1 - 2, ikinci macta da Villarreal'i 2 - 0 yenerek, kendi gruplarinda 6 puanla lider durumdalar. Gectigimiz sezon 39 gol atarak 2008 - 2009 sezonunun en golcu ismi olan Marc Janko'da gollerine devam ediyor. Avrupa Ligi'nde 2 macta 2 golle, takiminin en golcu ismi durumunda Janko. Daha 26 yasinda, forvet arayanlara duyurulur.

Post Match : Galatasaray - Sturm Graz



Galiba Eskisehirspor macindan sonra Galatasaraylilar Ali Sami Yen'de uyuyakaldi. Kadrodaki degisiklikler disinda ben cok buyuk bir fark goremedim bu iki mac arasinda. Goze carpan tek fark iyilesmesini bekledigimiz Galatasaray'in biraz daha kotulesmesi. Macin ozetini izleyenler Galatasaray'in direkten donen toplarini, verilmeyen penaltisini, iptal edilen golunu gorup kanmasinlar cunku bu ozetler ayni Mehmet Demirkol'un Fenerbahce - Antalyaspor maci hakkinda yaptigi yorum gibi. Macin ozetindeki pozisyonlardan baska Galatasaray'in mac icin hicbir seyi yok. Galatasaray lige cok hizli ve tempolu baslamisti. Hatta ilk 15 dakikada atilan gollerle rakiplerini mactan silip attigi bir cok mac izledik ilk haftalarda. Son 3 haftada ise Galatasaray'in o eski baskili ve tempolu oyununu goremiyoruz. Bunun yerine, Galatasaray'in gecen sezonki futbolundan daha yavas, daha az bilincli pas yapilan bir oyun izliyoruz. Ayhan'in yoklugundan kaynaklandigini dusundugumuz bu sorunun, Ayhan'in varliginda da duzeldigini goremedik. Tabi bunda Ayhan'in daha tam hazir olmamasi da var.


Benim gozume en cok carpan sey, Galatasaray'in bu performansindaki dususun, Arda'nin performansiyla dogru orantili olusu. Arda, sanki son maclarda kendinden beklenenleri yapamiyor. Bana gore Ayhan'in hemen onunde oynadigi maclarda, yani orta sahanin ortasinda takimin beyni olarak oynadigi maclarda, cok daha etkili oluyordu. Son maclardaysa bir forvetin arkasinda, bir solda, bir sagda oldugu icin bana gore ne yapacagini o da sasirdi. Bu mac bizlere Ayhan'in yaninda oynayacak adamin kesinlikle Mustafa Sarp oldugunu gosterdi. Hatta ondan sonra gelecek adam da bence Baris Ozbek'tir. Bu iki oyuncu da Mehmet Topal'in aksine topu oyuna daha cabuk sokuyor ve orta sahada daha cok calisiyor. Bugun Mehmet Topal gercekten cok verimsiz oynadi. Bence Rijkaard'in surekli degisen kadrosunda bir kac hafta yer bulamayacaktir.

Gelelim Elano'ya. Tamam kendisinden bekleneni tam yapamadi, tamam paslari isabetsizdi, cok top kaptirdi ama bu adami elestirmek gunahtir. 2 yil boyunca butun Galatasaraylilarla dalga gecen Lincoln'e bikmadan "tapan" taraftarlarin bu adami bu kadar kolay harcamasi gunahtir. Bu kadar etkisiz oldugu macta bile tek asisti kendisi yapti bunu unutmayalim. Futbol, fikirler ve eylemlerden olusan bir spordur. Eylemler bazi degiskenler yuzunden aksayabilir ama asil onemli olan fikirlerdir. Eger bir futbolcu dusunebiliyorsa, bir seyler uretebiliyorsa bu bana yeter. Ayakkabisi rahatsiz ediyordur, bir sakatligi vardir, keyifsizdir, butun bunlar futbolcunun yapmak istedigi eylemi etkileyebilir ama eger o adam, herkes aldigi topu sag kanada atiyorken, kafasini kaldirip 50 metrelik bir pas atmayi dusunup, deniyorsa basarili olmasa bile benim icin yeterlidir. Yarim volesini elestirenlere bir sorum var. Arkasina dogru giden topa baska nasil bir sekilde vurmasini bekliyorsunuz ?

Servet - Emre ikilisi bugun maci kurtaran adamlar oldu. Onlar olmasa buyuk bir ihtimalle maglubiyet kacinilmaz olurdu. Zaman zaman hata yapmalarina ragmen, gorevlerini layikliyle yerine getirdiler. Hakan Balta pek etkili degildi bugun. Bir stoper, bir sol bek ola ola onun da dengesi biraz sasti. Sabri hirsiyla bugun yine takimin iyilerindendi. Galatasaray'in tek golunun sahibi Baros, bana gore gol disinda pek bir varlik gosteremedi. Her zaman soyledigim gibi surekli oyunun icinde olan ve oyunun kaderini her an degistirebilecek bir forveti tercih ederim. Keita da bugunun iyilerindendi. Bazen gereksiz top kayiplari yapmasa daha iyi olacak. Acaba simdi ne yapacak diye beklemek bile keyifli ama.

Bu macin bir baska konusuysa hakemler. 3 yetmedi 5 yaptilar ama hala bir degisiklik yok. Arda'nin iptal edilen golune mi yanayim, verilmeyen penaltisina mi yoksa ceza sahasi icinde Gordon'u eliyle mudahale ettigi topa mi ? Kalkan abuk subuk ofsaytlar, enteresan tac ve korner kararlari bir baska rezalet. Hollandali hakem 5lisine diyecek sozum yok.

Bu sikici macin en cok takdir almasi gerek tarafi bence Sturm Graz takimi. Kucuk hedefli takimlara deplasmanda oynama dersi verdi. Iyi defans yapip, counter-attacklarla pozisyonlara girdiler. Tebrikler Franco Foda.

18 Eylül 2009 Cuma

Top Kafa


Futbolcularin toptan baska bir sey dusunmedigi hakkinda bir suru karikatur yapildi. Karikaturlere inat, Fenerbahce'nin Avrupa Ligi'ndeki rakibi Sheriff'in oyuncusu Benjamin Balima'nin dun gece oynanan Steaua macindaki hali.

17 Eylül 2009 Perşembe

Hakem 5'lisi


UEFA Avrupa Ligi'nin baslamasiyla sahadaki hakem sayisi 5 oldu. Kale sahasi hakemleri yada UEFA'nin diline gore ek yardimci hakemler sayesinde, hakemi aldatmaya yonelik hareketler, penalti pozisyonlari, topun kale cizgisini gecmesi gibi kararlarin dogrulugu garanti altina aliniyor. Bu yeni karar aralik ayina kadar Avrupa Ligi'nde denenecek ve ise yaramasi halinde saha icindeki hakem sayisi 5'e cikacak. Bence bu uygulama basarili olacaktir. Hakemler bazi pozisyonlarda yalniz kalip, yanlis karar vermekten yakiniyorlardi. Artik boyle durumlarda ofsayt meleklerinden baska, bir de ceza sahasi melekleri var.

Post Match : Panathinaikos - Galatasaray


Galatasaray, bazilarina gore ilk ciddi karsilasmayi da rahat bir sekilde kazandi. Deplasmanda oynanan bu rahat oyun, rakip takim dahil herkesi sasirtmistir. Son maclarda Galatasaray'da garip bir seyler var. Rakip takima maclari ha dondu, ha donecek duygulari yasatip, birden farki aciyorlar. Yaziktir rakiplere. Once Besiktas maci, bugun de Pana' macinda yine bu duygulari yasatti Galatasaray rakibine. 5. dakikada Pana' defansinin yaptigi buyuk hatayi gole ceviren Elano sayesinde yine zor gecmesi beklenen bir mac 5. dakikada koptu. Macin devaminda Galatasaray tam bir Avrupa takimi gibi oynayip kendini cok yormadan sonuca gitti. 47'de Baros'un klasik bir counter-attack golu ve Elano'nun sansiyla birlikte kaleye giren frikigi maci 3-0 getirdi.

Baros'un kacirdigi pozisyonlari da dusundugumuzde Galatasaray'in belki de maci cok daha farkli bir sekilde kazanbilecegini soyleyebiliriz. Ilk yari da uzak direge atmaya calisip, iyi vuramadigi pozisyon ve ikinci yarida, hep gormek isteyecegimiz, calimlar ve dribblingle ceza sahasina girip kalecinin ustune vurdugu pozisyonlar Baros kalitesinde bir futbolcunun es gecmemesi gereken sanslardi. Elano geldiginden beri en etkili macini oynadi Atina'da. Attigi 2 gol, girdigi pozisyonlar, attigi muazzam paslar zamanla daha da isinacagi izlenimi verdi. Ozellikte Baros'un golunde attigi pasa diyecek soz bulamiyorum. Gollerineyse diyebilicegim bir sey var, umarim butun sezon bu kadar sansli olur. Harry Kewell yine tecrubesini konusturdu. Yaptigi kosular, attigi paslar arkadaslarini rahatlatti. Geriye donuslerde sorun yasamasi tek olumsuz hareketiydi bugun. Gelen butun ataklarin rakibin sag tarafindan gelismesinin nedeni de Kewell geriye donememesinden kaynaklarniyordu.

Macin bir diger kilit adamiysa Emre Asik'ti. Yine her zamanki performansini sergiledi. Hatasiz oynadi. Yaninda kim olursa olsun Emre'ye farketmiyor, isini layikiyle yapiyor. Sanirim bu gidisle yeni bir sozlesme daha imzalayacak. Orta sahada Mehmet Topal ve Mustafa Sarp ikilisi son maclarina gore daha uyumlu bir mac cikardilar. Topu oyuna sokustu Ayhan'i aramiyor degiliz ama. Leo Franco'da hem kalede guven veren, hem de topu oyuna iyi sokabilen bir kaleci izlenimi veriyor. Bedavaya daha iyisi olamazdi buyuk bir ihtimalle.

Keita, Sabri, Hakan Balta ve sonrada giren Arda ve Ugur cok etkili bireysel olarak goze carpmadilar ama takim oyunu icinde onemli isler yaptilar. Ugur'un kosu temposundaki sikinti goze carpiyor. Ekstra antremanlarla bu acigini kapatmasi sart. Arda milli maclarin etkisinden hala tam anlamiyla cikamamis. Kasimpasa macinda kaptan tekrar dumene gecer. Emre Gungor'e gercekten uzuluyorum artik. Bir turlu donemiyor sahalara. 2006 -2007 sampiyonlugunda Servet'le yakaladiklari uyumun tadi damagimizda kaldi. Az bir sey degil koskoca Rigobert Song'u kesen bir oyuncudan bahsediyoruz. Galatasaray sampiyonluga oynadigi UEFA Avrupa Ligi'ne, liderlikteki en buyuk adayini rahat gecerek basladi. Zor bir deplasmandan 3 golle donuyor sari kirmizililar. Yola devam ! Bugun futbolda yarin basketbolda !

Bu arada Rijkaard'a suikast girisimi olursa, zanli belli, unutmayalim.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Zico'nun Degisen Kurasi



Arthur Zico, gectigimiz hafta CSKA Moskova'dan kovulana kadar Sampiyonlar Ligi B grubunda Besiktas, Manchester United ve Wolfsburg'la mucadele edecekti. En fazla 3. olabilirdi boyle bir grupta. Tabi CSKA kapiyi gosterince, bu grup planlari alt ust olmus ve Zico'da kendine yeni bir takim bulmus. Anorthosis Famagusta'nin yaraticisi, efsanesi, Temuri Ketsbaia'nin dun takimdan kopmasindan sonra, artik Zico'yu Sampiyonlar Ligi H grubunda Olympiacos'un basinda gorecegiz. Bugun anlasmis taraflar ve 2 yillik sozlesmeyi yakin bir zamanda imzalayacakmis. Bugun oynanan AZ macinda Olympiacos'un basinda gecici olarak Bozidar Bandovic vardi. Mac sonunda, soyunma odasindan tanisir Zico yeni takimiyla. Basarisiz CSKA doneminden sonra bakalim Yunanistan'da nasil gunler bekliyor Beyaz Pele'yi.

Embesil

15 Eylül 2009 Salı

Zlatan ve Evlatlari

Cani sikildigi ve degisim istedigi icin Inter'den ayrilan Ibrahimovic, Barcelona'da gollerine kaldigi yerden devam ediyor. Resimde cocuklari gibi gorunen Iniesta, Messi ve onlarla birlikte Xavi en buyuk yardimcilari Barcelona'da. Takasta Inter'e gecen Eto'o da gayet iyi bir form grafigi ciziyor. Yarin Zlatanli Barcelona ve Eto'olu Inter karsi karsiya gelecek. Macin kaderini belirleyecek adamlar bu iki isim olacak ve maci kazandiracak oyuncu, bu ikili cekismede de bir adim one gececek.

14 Eylül 2009 Pazartesi

Nihat'tan United Dersi


2009 - 2010 sezonunun en formda oyuncularindan biri olan (!) Nihat Kahveci, arkadaslarina Manchester United'i devirmenin yolunu aktarmis. Villarreal'de oynadigi donemde Manchester United'a hic yenilmediklerini, master tezi gibi kullanan Nihat, bogucu bir presle rakiplerinin dengelerini bozabileceklerini soylemis. Ayni zamanda defanstaki arkadaslari, arkalarina adam kacirmazlarsa sonucun daha kolay gelebilecegini eklemis. Fink, Ernst, Yusuf uclusu bogucu presin uzmani zaten dimi Nihat ? Karsinda Manchester United var ve sen Ferrari'den, Sivok'tan arkalarina Rooney'i, Berbatov'u kacirmamalarini istiyorsun. Futbol senin de belirttigin gibi basit kurallardan olusuyor, ama elindeki kadronun kalitesi bu basitligi olusturuyor. Simdiden gecmis olsun. ( Umarim Besiktas bana bu cumleyi yedirir. )

29 Ağustos 2009 Cumartesi

UEFA Avrupa Ligi Gruplari

Post Match : Barcelona - Shaktar Donetsk



“Soccer is a game for 22 people that run around, play the ball, and one referee who makes a slew of mistakes, and in the end Germany always wins” demis Gary Lineker yillar once. Artik bunu degistirmenin zamani bence. Son 2 yildir hep kazanan Barcelona oluyor. Dun 5. kupalarini kazandilar ve hem dunyanin hem de Avrupa'nin en buyugu olduklarini bir daha kanitladilar. Ne zaman durucaklar, ne zaman zorlanmaya baslayacaklar merak icindeyim. Tebrikler Barca. Bozuk zemin bu finale yakismadi ama. 

Bu arada Super Kupa buyumus.

28 Ağustos 2009 Cuma

Post Match : Levadia Talinn - Galatasaray


Ilk mactaki 5-0'lik galibiyetin ardindan, bu macin pasif gececegini herkes tahmin ediyordu. Rijkaard - Neeskens ikilisi de bu maci son maclarda pek forma sansi bulamayan oyuncularla baslamayi tercih etti. Mehmet Topal, Baris, Serdar Eyilik, Emre Gungor, Emre Asik ve Alparslan gibi oyunclarla basladi maca Galatasaray. Ilerleyen dakiklarada ise Nonda ve Serkan Kurtulus gibi isimler de oyuna girdi. Cok da bir beklentinin olmadigi mac 1-1 bitti ve Galatasaray UEFA Avrupa Ligi'nde gruplara kaldi. 50. dakikada Puri'nin goluyle geriye dusulmesine ragmen, 63. dakikada Nonda'nin golu durumu esitledi. Bana gore Alparslan ve Serdar Eyilik disinda butun yedeklere herhangi bir macta gorev verilebilir. Galatasaray'in bu yilki en buyuk avantajida bu olacaktir. 

Serdar'in yasi nedeniyle daha tam hazir olmamasi normal ancak iki yildir bu takimda olan ve kendisini gelistirmesi icin yeterince sans verilen Alparslan'in hala yerinde sayiyor olmasi uzucu. Macin 60. dakikasinda onun yerine sol beke gecen Sabri bile kendisinden daha iyiydi. Hatta Sabri'nin sol bekte sag bekten daha iyi oynadigini da soyleyebiliriz. Rijkaard - Neeskens'in etkisi midir, Sabri'nin kendini gelistirmesi midir bilemem ama sol bekte kafasini kaldirip bilincli bir sekilde oynamasi beni cok sasirtti. Bu kisir macin ardindan en cok akilda kalacak sey bu benim icin. Bu arada Volkan Yaman, Eskisehirspor ile anlasmis. Kendisine Eskisehir'de basarilar dilerim, Konuya donelim, 1. UEFA Avrupa Ligi'ne merhaba...

2009 - 2010 Sampiyonlar Ligi Gruplari

Herkese hayirli olsun...